Demin calanla konuşurken aklımısa gelen derin enstantanelerden duygulandık ve buraya da yazıp nette ölümsüzleşsin istedimiz bi anı:
2003 kışında bir gece ve sanırım haftasonu, ki bizim için haftaiçi ve haftasonu şu anda olduğu rijit çizgilerle çizilmiş değilken, Kıbrısın güzide eylenti mekanlarında Jax adlı bi bar’ımtrak yerde içmece ve eğlenmece eylemlerini günlük bi rutin şekilde yerine getirdikten sora; o denizden gelen ayazla bi an önce eve gitme isteği kabarmasına yol açan dışarı adım atışımız ve Magosanın diğer ismiyle Famagusta, ki hayaletler şehri demektir bilmeyenler için, o sessiz sedasız gecede bizi 4 ruh haliyle, birlikte ama yalnız bırakmakla tehdit eden şehrin surlarının içindeydik. Eski vahşi batı filmlerinde dandik seslendirmeye benzeyen ayazın kulaklarımızda yarattığı “wınnn” lamalar ve içkinin de yaratmış olduğu sersemlik ve hala devam eden genç körpe eğlenen bünyelerimiz bi an önce bu hayalet senaryosundan kurtulmaya çalışmak için bilinen en yakın taksi durağına doğru fatih gibi hücum ederler. Fakat bu ne büyük talihsizlik ki taksi durağındaki herkes ölümlü dünyadan başka boyutlara kaybolmuşlardır. Tv açıktır… Hatta termoslu çaydanlık kaynar, ısıtıcı gürül gürül yanmaktadır. Koltuğa oturmakta kısa süreli bi tereddüt yaşansada hala kıpır kıpır atan genç yürekler burda da eğlenme ve asıl ısınma ihtiyaçlarını kendilerini götürcek taşıt, diğer halk ismiyle taksi beklerken giderme amacıyla çarçabuk yayılırlar. Derken mekanı sindiren ve sonucunda sahiplenen Jalan, Evrim, Sertaç ile benim kendi şahsiyetim gelen aramalara cevap verir, hatta bunu belgeleyen fotolar çekerler. Artık ısınmış hatta yayıldıkça yayılmalarına karşı taksi gelmemiştir. Timsah gibi hazır ısınmışken bu bizi idare eder eve yaya dönelim demiyecek kadar kapitalist olan ruhlarıyla beyaz tahtaya da el atıp şunu yazarlar: “abi nerdesin yauf? bizi ısıttın… soba bize yaradı. tanrı da seni ısıtsın
” O sırada köşedeki petek pastanesinin orda bi taksi durdururlar ki o da 2 saattir kullandıkları taksi durağının taksisi olmaktan çok uzak olmasına karşın, ihanet ederek çıkar giderler ordan….


ya gençtik ve körpeydik evet evt cok güzel günlerdiiiii ühüüğ
By: bittersweet on Eylül 28, 2006
at 21:51
hem de çok leziz günlerdi, jury haftamda bile kopup sokağa çıkar sora roadda eye of the tiger betimlemeli mim oyunu friends’te bekleme koltuğunda clubber dans figürleri yaratmamız. cool gözüken ortamda en yawşak we gerçekte bekleme koltundan çok masa üstüne çıkası karakterler oluşumus. jalanın arabanın arka kotunda dinnedii gözlemledii sansasyonal olaylar ile bizi roadda kitleyişi… hepsi çok güzeldi. böle yaşlancaımı bilsem ömrümün yarısını werirdim
By: SeSar on Eylül 28, 2006
at 21:59
VAYYY SESARIM HOŞGELDİN LEM ÇOK SEVİNDİM:)
caalaaaaan calaaaan aaah caalaaann…cadı
By: düşsel hayvan (BB) on Eylül 29, 2006
at 06:36
nerdeymiş ki bu taksi durağı
By: WEB on Ekim 1, 2006
at 14:43
Yaşanılan o günü, olduğu gibi sanal bir dünyada dile getirmek nereden aklınıza geldi bilemiyorum ama paylaşıyorsunuz herkesle sonra bir orjinalitesi kalmıyor…Cık Cııııık karşıyım dermişim..Şaka bir yana cidden ne günlerdi değil mi? İçki içmediğim halde, size ayak uydurabiliyordum ya helal olsun bana.Bu arada ikinizde unutmuşunuz!!!! O gün, mavikedi Gözdenin doğum gününün olduğu soğuk bir kasım gecesiydi..Bu arada parti sonrası taksi durağında yaşanılanların tek sorumlusu ise jalandı çünkü hatun her daim hiperaktifti..
By: Evrim on Mart 5, 2007
at 09:41
bu blog vakaası ne hoş bi vakkaaa yaaa vakai vakvakiyee hattaa…duygulanüür insan
özlüüüüüüüüüüüüür
By: sulfurin on Mayıs 1, 2009
at 21:56
analık=bittersweet=sulfurin=calan haaaa
sıçmık gibi 499043594tane nikim var
By: sulfurin on Mayıs 1, 2009
at 21:57
kişilik bölünmesi yaşıyor yasuk
zaten kıprıs, taksi durağı, sobaü telefon ve beyaz tahta da sensin hihihi:)))
By: SeSar on Mayıs 1, 2009
at 22:06