Dün mevzusu açıldı: babam hastanedeyken, hasta insancıkları birbirleriyle “sen nereden ameliyat oldun” tarzı muhabbet ediyorlarmış. Tabiî ki aynı mevzu bahis için aynı mekanda havayı teneffüs eden bu insanların birbirleriyle konuşacak ortak hazır bi mevzularının bulunması aslen şaşırtıcı da değil.
Lakin bu muhabbet esnasında benim de hatırımda benzer bi vuku canlandı…
Lise zamanı, okula otobüs ile gidip geliyoruz. Pasolara, belli bi ücret karşılığı aldığımız bi bandrol yapıştırmak suretiyle, otobüsleri sınırsız kullanabilme lüksüne sahibiz. Biz de bu güzel hizmeti sonuna kadar kullanabilmek amacıyla ve sıkış tepiş gitmeyelim maksadıyla, çift yada üç otobüs değiştirerek eve gidiyoruz. Fakat Çekirge’de bindiğimiz 25-A otobüsü SSK hastanesinden gelmekte. İçerdeki atmosferi tasvir edersek, sanki veba hastası gibi herkes; öksürenler tıksıranlar. Fakat her nedense hemen hemen her binişimizde rastladığımız ortak mevzusu hastalık olan ve birbirleriyle bu konularını paylaşan bi insan profili mevcut içerde. Ve ortak mevzularını sadece hastalıklarının ne olduğu şeklinde geçici cümleler ile tasvir edip hastane dönüşü yolu kısaltmak gibi bi düşünce içinde olsalar amenna. Nitekim muhabbet esnasında birbirlerine röntgen filmlerini gösteriyor, ve kullandıkları ilaçlara olumlu olumsuz yorum yapıyorlar. Şu gibi:
(röntgen filmi otobüs camına dayanmış)
1. hasta: demek doktor sana …. hapını verdi. Valla benim hanımı da aynı rahatsızlıktan getirdiydik, bu hap mide bulantısı yapıyor. Sen şu hapı dene.
2. hasta: aaa öle mi? Evet öle yapıyım madem. Peki onun dozunu ne alsam acep?
1. hasta: burada doktor günde 2 defa demiş. Bu sölediğim ilaç biraz daha hafif, sen en iyisi mi bundan 3 defa al.
2. hasta: oh çok teşekkür ederim. Yalnız burda senin filmde de sanki disk kayması gibi duruyor ne dersin?
Uzaaaaaar gideeeerr……..


zuahuahauhuahua.. ailede yeterince doktor olduğu için bu muhabbetleri oldukça iyi biliyorum. ama cidden halkımız mal ötesi derecede birbirine inanıyor be sesar. ben bilem basen bir arkimin yakın gözlüğünü kullanırım yane ne yalan söliim
zuzhauahua yapar mıyım acep, evet evet yapıyorum.
…
-benimki hipermetrop ama….
-olsun olsun kardeş sen ver bi ilerdeki tabelayı okucem o kadar ver sen..
-…mırımırrr…
By: i-düşsel hayvan (BB) on Ekim 23, 2006
at 17:45
ehuhe koptumm… bu gözlük hikayesi de bana şunu hatırlattı ayrıca(devamlı geçmişten esntantane insanı oldum gb ama)
lisede sıra ark ım kopya çekmek için arkadaki ark ın gözlüğünü kullanıyordu. hatta çocuk veremediğinde kimi zaman da gözünü çinliymişcesine çekiştirerek görme eylemleri içine girişiodu. artı bu vesileyle gözünün kenarında gamzesi oluşmuştu dersem de yalan olmaz hani
By: SeSar on Ekim 23, 2006
at 18:27
Sesar:
lisede sıra ark ım kopya çekmek için arkadaki ark ın gözlüğünü kullanıyordu. hatta çocuk veremediğinde kimi zaman da gözünü çinliymişcesine çekiştirerek görme eylemleri içine girişiodu. artı bu vesileyle gözünün kenarında gamzesi oluşmuştu dersem de yalan olmaz hani…
Sevgili sıra arkadaşım sesar bu bahsettiğin kişi ben miyim yoksa
ama şunu da bilmelisin ki “nusquam subsisto specialis”
bloga ara vermişsin sanırım.. seni özledim dostum.. umarım bi şekilde bunu okur da bana ulaşırsın.. formda verdigim mail aynı zamanda msn adresim.. görüşmek üzere
By: serkanv on Mart 3, 2007
at 01:14
ewet ewet işte zatı kahramanda damladı.. vıcıl senin için ayrıca bi blog açcaktım ammawelakin askerlikle bağdaştırıldım. nese ki şu saat itibarile 75 günüm war dönünce askerlik dışında hayat görüşlerimi askerlik içindemişcesine yazıomuşcasına tedbirli istihbarata riyakar bakış dahilinde dewam edebilmek şewki içindeim.. nese nei uzattım gene ben?
By: SeSar on Mart 3, 2007
at 13:09