Gün itibariyle dün, sevgicazım bıdıcım hatırına Yeni Türkü’nün sonunda Bursa’da da açılan Hayal Kahvesi’ndeki konserine gittik. Yani mevzu bahis burada gerçekleşti diyerek ön notumu iliştireyim.
Hadise şudur karim; bunlar (Yeni Türkü) çaldı, ardından devre arası yaptı, kulise çekildi. İşte bu esnada da Disk Jokey Bey ki biz bundan sora kendisini DJ olarak lanse edeceğiz, devre arası müzikleri şakıtmaya başladı. İşte “We’re the champions”, “Ateşini yolla bana” gibi bilinen spor müsabakası musikilerinden ziyade yüksek sesle rock, pop, rock-pop, çat-pat bir şeyler çalarak sigara içmeyen, mekanda kalan insanların birbiri ile konuşup dertleşmesine pek olanak tanımadı.
O sırada Rammstein’dan felekten bir “Du Hast” çalmaya başladı ve biz de bıdımla gaza gelip, “şu sonisfer (Sonisphere Festivali) olayına iştirak etmeliyiz bence” şeklinde ortak kanımızı birbirimize paylaşmamız bir oldu. Aaah ama o anda biz böyle düşüne duralım, şarkının henüz 2/3’lük kısmı bitmemişti ki DJ efendi Orhan Gencebay’dan bir şeyler çalmaya başlamaz mı? Ama nasıl ağır kemanlar çalıyor, hard arabesk kemanları, yaylar içimizi geriyor… Olayın şokunu atlatamamış ve konduramayışımızdan dolayı yanlışlık hatası olabildiğini düşündüğümüz anda bu sefer de Hakan Taşıyan çalmaya başlamaz mı? Ve evet başlar sayın okur…
Fantezisel alt benliğimin vukuya şu şekilde devam etti o esnada; SeSar gider ve DJ’e kafa atar, DJ kanlar içinde “napiosun abiii” der, SeSar kırmızı bir surat ile “sen ne yapıyorsun asıl, bu ne laaan bu ne” şeklinde böğürür.
Bu esnada bulutlar dağılır grup tekrar çıkar, biz de gerçek hayata döneriz.
Konserin bitmesinin ardından, DJ’in yanına gidilir ve sükunetle sorulur durum. Ama DJ ne dese beğenirsin? Biz beğenmedik gerçi ama o “çok kültürlülük” şeklinde özetler ve ekler “35 senedir müzik dinliyorum kendimle barıştım”. Yavrum DJ, sen git Orhan’la Hakan’la ayrı ayrı barış ama git walkman dinle o zaman. Buradan seni esefle ve kenefle kınıyor ve nasıl DJ olmuşsun, şu DJ’liğin okulu olmadığı da belli, ne kültürüymüş zaten, ayrıca ne lolipop bir iş yapıyorsunuz kanıtıdır şeklinde saydırıyor, sonuç olarak da müzik keyfinize de okkalı tükürüyoruz.
Bilgi mahiyetinde belirtiyoruz ki genel olarak davul (bateri) içeren müzikler seviyor oluşumuz bize yerli müziği (tam tam) dinlememiz için sebep olmadığı gibi bu durumda jaz (yada caz) müziği için de gidip Kuzey Afrika’da doğdu diye Cezayir ruhani müziklerini dinlememiz için sebep oluşmuyor.
Bu mantıkla “çok kültürlülük”den ziyade çok kükürtlülük ettiğini ısrarla belirtiyor ve Hayal Kahvesi’ni de kınıyor, böylece “Elleri kolları kınalı bebek” adlı güzide eseri de armağan ediyoruz beybi…












zauhauhauhauahuah
bu gerçek olamaz sayın sesar. ben de yılalr önce bodrum da bir bara gitmiştim her geç gibi. Dj şarkıları bitirmeden yarısında kesip diğer şarkıya geçiyordu. Tam şarkıya ısınırdın pat alaksız bambaşka bişi çalardı. Öğrenci aklı işte gitmiştik dj in yanına, biz demişti ki
içeride milyon milletten insan var. herkese yetecek kadar çalıyorum, ayrıca müşterilerin mekanı terketmemesini sağlıyorum. hahahah
çok kültürlülük böyle bir şey sayın sesar.
hakan taşıyan bölümünü hala anlamış değilim ayrı mesele !!!
By: dusselhayvan on Mart 11, 2010
at 14:39
aynen yaşanmış ve üzerinden 14 saat geçmiş yada geçmemiştir sn. düşsel…
öte taraftan gencebayı anladım ama hakana anlam veremedim diyosunuz yani bi nebze
enteresan konular bunlar biz anlam veremiyor ve çok kültürsüzmüşüz diyoruz
By: SeSar on Mart 11, 2010
at 14:56
ben dj in kendisine “sakın bunu yapma, hele ki burda hayal kahvesinde yapma” diye can çekişir vaziyette bin ricacı olurken; elimi huşu içinde sıkıp şasıma fırlattığı “seni anlıyorum ben de eskiden senin gibiydim ama o yolları geçtim artık ritimde, müzikte hidayete erdim” bakışını anlatmamışsın bıdı:)
By: luce on Mart 11, 2010
at 15:17
ahahaaa haklısın bıdıcım
ama daha ziyade boş el gördüm ve madem ki dijeyim niye bi beşlik vermiyorum ki havası nasıldı
allam arabeskkürtüldenimamaherşeyidinliyebiliyorum imajı takılanlardan korusun
By: SeSar on Mart 11, 2010
at 15:22