Gönderen: SeSar | Şubat 1, 2010

Biz daha kötüsünü yapana kadar en kötüsü bu

Gönderen: SeSar | Ocak 30, 2010

Ugg-ly Truth

Dışarıda Ugg denen bir çılgınlık var. Çılgınlık diyorum çünkü insanın bu düz taban ucube botları giyebilmesi için gerçekten de çıldırması gerekiyor. Ayrıca bu çılgınlığın dışarıda olması bizim içeride sükunetle oturmamız anlamına geliyor bir yerde. Ugg çirkinliği bizim gibi insanları asosyal yapmaktadır keza.

Tamamını Okuyun…

Gönderen: SeSar | Ocak 27, 2010

Alkolik Yoga

Hep yoganın insan vücudu ve sağlığında yardımcı olduğunu duyup duruyoruz. Aksi gibi alkolün de hep kötü yönlerini. Ama ortak kanı, alkol insanı hem zihnen hem fiziken gevşetir, rahatlatır; tıpkı yoga gibi değil mi?

Peki yoga yapamayacak dışarıdaki bir sürü insan için alkolün bir amaç değil de araç olduğu konusunda fikre ne diyebilirsiniz bu vesile ile…

Buyurun siz karar verin mirim.

______________________________________________________________

______________________________________________________________

Tamamını Okuyun…

Gönderen: SeSar | Ocak 5, 2010

BirSoruSor Oscarlarını Seçiyor

04 Ocak 2010′da BirSoruSor, 2009 yılı içerisinde en çok okunan blogları yayımlamıştı: BirSoruSor 2009 Özeti

Şimdi de BirSoruSor, sizin onu test edip onaylamanıza izin veriyor. Gelin siz de en beğendiğiniz yazı ve yazıları seçin. Evet bir kaç yazıyı birden seçebiliyorsun koçum. Buyur alttan:


ANKET: En beğendiğiniz Soru-Cevap

Gönderen: SeSar | Aralık 11, 2009

Herkesin Tuttuğu Kendine

Haber sitelerini gezerken düşündüm de, herkesin kendince de bir piyasası vardır, değil mi? Eee o zaman haber sitelerinin kişisel olma uğraşları içerisinde piyasalar ekranının da buna göre daha objektif olması gerekmez mi mirim?

P.S: BirSoruSor hegemonyasından kaynaklı olabilir, çok soru cevaplı kısa bir şizofrenik bildirimi affedin şimdiden.

Add to FacebookAdd to DiggAdd to Del.icio.usAdd to StumbleuponAdd to RedditAdd to BlinklistAdd to TwitterAdd to TechnoratiAdd to Yahoo BuzzAdd to Newsvine

Gönderen: SeSar | Kasım 12, 2009

S.. Postalarını Atmayın Mendebur Mallar (SPAM Mail)

Her seferinde, ben erteledikçe başka bir yerden zırt diye bir forward spam mail daha geliyor, ben gene niyet, kısmet derken kalıyordu konu. Bu konu hakkında uzun zamandır yazmayı istiyordum. Bugün sizi spam gerçeği ile yüzleştirmeye çalışacağım. Ama baştan uyarayım daha önce yazdıklarımdan ziyade ciddi olacağım. Diğer bir uyarı da aşağıda yazanlardan gocunabilir, huylanabilir, rahatsız olabilirsiniz. Söylemedi demeyin de…

Dındındındın…

Bakın sayın okuyucu, şimdiye kadar en az bir tane, ki burada iyimserlik ediyorum bir yerde bu rakam ile, duygularınızın da tesiri altında kalıp, yada kötü şans beni bulmasın niyetiyle mail forward ettiğinizi biliyoruz. Bizbizeyiz, sorun değil, itiraf edin ve kurtulun…

Öncelikle bilmediğinizi varsayarak size kısaca spam’in n’olduğunu açıklamama izin verin. Şöyle ki hiç alakanız olmadığı halde size abuk sabuk bir yerden mail geliyor mu? Gelmemesi çok zor bir durum zira. Bunun nedeni işte spam’dir yani zincir posta.

Spam nedir, nasıl gelir, amaç nedir?

Kısaca şöyle açıklayayım; spam internetin çok ak ve pak olduğunu sanan zavallı balıkları yakalamakta kullanılan bir nevi oltadır. Sizin şanslı 50.000’ci olduğunuzu söyleyebilir, sağlıkla ilgili bir konuda ilginizi çekebilir ve belki de hiç ilginizi çekmeyecek bin türlü şeyin e-mail adresinize gelmesini sağlar. Sonucunda bastığınız link ile sadece belli bir ürünün reklamını yapabildiği gibi phishing yani şifre, hesap hırsızlığı da yapabilir.

Ne ve amacını az çok açıkladık sanırım. Nasıl gelir kısmı en mühim yanıdır. İki şekilde olur. Biri alfanumerik şekilde rastgele adres deneme yanılma yoluyla, burada eğer ki siz dönüş yaparsanız adresinizin stabil olduğu saptanır ve kaydedilir. Diğeri ise, daha sonra da örneklerle de değineceğimiz üzere, aşina olduğumuz, sizin dangalakça etrafa forward mail göndermeniz, tabii bu esnada göndericileri BCC yapmamanız ve size ulaşan adresleri bir başkasına yollarken silmemeniz, akabinde toplanan tüm bu adreslerin spam şirketlerine ulaşması  vasıtasıyla… Sonrasında, spam toplayan bu şirketler, adreslerinizi spam yayan diğer şirketlere toplu halde satarlar. Nihayetinde de siz hiç abonesi olmadığınız, hatta bayan olduğunuz halde “enlarge your penis” sloganlı adresleri birbirlerinden farklı 324893 tane mail alırsınız.

Spam’den korunmak için lazım olan tek şey ise güzel kafamızın saksı olmadığını hatırlamak olacaktır. Aşağıda birebir(noktasına virgülüne dokunmadan) dangalakça yaydığınız iki örneği ve akabinde benzerlerini kısaca değinerek gene sizlerle paylaşarak bunu yapacağım…

SeSar production ifrazat ederek kusar, pardon sunar: Tamamını Okuyun…

Gönderen: SeSar | Ekim 15, 2009

Ig-Nobel Ateşi

İster istemez BirSoruSor’un açılması ile burayı boşladım gibi algılanabilir. Ama farkındalık sahibi cağnım insancılın, orasını da yeterince takip edemediğimi ve sonucunda “iş güç sahibi bea adamcağız, yoğundur yassıhh” betimlemeli bir kestirme cümle ile beni savunacağını da biliyorum.

Ben de bu yazmamayı rutine bağlamamak üzere ve bir alışkanlık, senelik sürdürülebilir yazı dizimiz ig-nobelları araya sıkıştırayım dedim.

Her zamanki gibi yazımızın ilk kısmında etek sürüyerek bir giriş yapma zorunluğu yakalasam da konuya olanca hızıyla da girebildiğimi unutmayın yoldaşlarım. Öhö!

Ig-Nobel ödülleri dağıtıldı. Her zamanki gibi internet haberciliği bu konuda yayın yaptı. Ama öncelikli olarak kendi magazin haberini yapma çabası içindeki görsel basın Ayşe Ninenin bulaşık makinesini çalıştıracak suyun kesik olmasına daha fazla önem verdiğinden tek bir cümle kurma gereği duymadı. Serzeniş mi? Çoğu zaman dalga geçsek de bilim yapmaya uğraşan insanların komik araştırmaları olması neticesinde saygı duyduğum gerçeği değişmiyor bu ödüllere. Ne de olsa ig-nobel sloganı: önce gül sonra düşün değil mi? Neyse fazla dramatikleşmeden ödüllere dönelim. Fırk…

Kamu Sağlığı Ödülü: Yazılı basında da en çok bu haberi görebilmiş olmanıza şaşmamalı. Eleştirdiğimiz basınımızın, iç çamaşır görünce ister istemez dikkatini çekmiş sanırım mevzu. Elena Bodnar, Raphael Lee ve Sandra Marijan’ın geliştirdiği sutyen ikiye ayrılabiliyor ve akabinde iki adet gaz maskesine dönüşüyor. Ödül töreninde gösterdiği pembe ve siyah dantel süslü sutyen hakikaten de sinir gazı atılmasını arzu edeceğiniz şekilde tasarlanmış. Pardon bir an kendimi basın mensubu sandım burada.

Parkta sutyen kokladığından şüphe ettiğiniz bir güruh gördüğünüzde, aklı başında iseniz zaten yaklaşmazsınız da, oradan topuk yapmak en bilinçli olanı sayın okur. Ig-Nobel 2010’u okumak açısından en azından.

(Ayrıca Elena Bodnar, sutyeni Orhan Pamuk’a da denetmiş tören sırasında) Tamamını Okuyun…

« Yeni Yazılar - Eski Gönderiler »

Kategoriler