Kadim dostum düşselhayvan‘dan çaldığım bilgiler doğrultusunda paylaşacağım bir bilgidir ki ezoterik oyunlar ve bebekler dünyası gırla büyümüş efendim. Hatırlıyorum da bundan yıllar, yıllaaar önce ezan okuyan bebek piyasaya çıktığında bunun bu derece bir kapitalist sektör yaratabilecek şeraitin oluşacağına da aklım ermemişti. Vesselam, bu sektör Toyzaras’ı (Toy”R”Us demeye çalışıyor olabilirim burada) bile bu derece ihya edememişti.
Telli arabalar, kağıttan kuğular, tahta kuklalar ile büyüyen bir nesil değildik tabi ki biz. Bizim de çocukken kutu oyunlarımız, bebeklerimiz oldu. O zaman Monopoly’nin ismini bile henüz heceleyemezken bir benzeri olan Borsa’yı oynamış; kızların Barbie (yada daha çok Cindy) bebeklerinin bacaklarını koparmışızdır. Yaptığımız bu aksiyonların adının oyun olduğunu ve eğlenme maksadıyla yapıldığını ve zihnimizin en özgür zamanlarını yaşamıştık nitekim. Burkalı Barbie yahut “Teşekkür Ederim Allah’ım” şeklinde oyuncaklarımız olsaydı halimizi düşünmek bile istemiyorum. Zaten oyuncağın amacının genel olarak eğlenmek olduğundan yola çıkarak büyüklerin çocukların zihinlerinden çıkıp gitmelerini ve hatta bi zihnir olup gitmelerini tavsiye ederiz.
İnternette bulduğum, pardon düşselhayvan’dan çaldığım oyunları paylaşmaktan gurur, mutluluk ve utanç duyarım. Haa yazıları bizzat orijinal adreslerinden aldım, üzerinde bir oynama(büyük küçük harf dahi) yoktur efenim…
Cennet Bahçesi:
Oyunumuzun amacı, Tamamını Okuyun…












İzmir’ den M.T. soruyor :


